FEDERASYONLARIMIZ







GİRİŞ FORMU



HAVA DURUMU

VAN

SOSYAL MEDYA

Erciş Sanayici ve İşadamları Derneği Ersiad'ı Twitter'da takip et

 

 

DÖVİZ

ALTIN BİLEZİK

Altın Bilezik Mesleki Eğitim Merkezi

KONFEDERASYONUMUZ

Reklam

TUSKONTRADE

Reklam

DUYURULAR



KURS DUYURUSU

Web tasarım ve girişimcilik kurslarına başvurular başlamıştır. Başvuru formlarını derneğimizden temin edebilirsiniz.

İRTİBAT TELEFONLARI

0543 408 08 58 | 0432 351 09 10

E-POSTA

genelsekreter@ersiad.org zeki.aldemir@ersiad.org


İSTATİSTİKLER

Şu anda 4 konuk çevrimiçi
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün40
mod_vvisit_counterDün48
mod_vvisit_counterBu Hafta40
mod_vvisit_counterBu Ay1773
mod_vvisit_counterToplam96746

KUR VE CARİ AÇIK ÖNERİLERİ-2 (İBRAHİM ÖZTÜRK)

PDFYazdıre-Posta

İbrahim ÖztürkCari açık ve kur önerilerine devam ediyoruz. Herkesin de kabul ettiği üzere, dışa açık ekonomilerde ülkelerin tasarruf-yatırım açığı (iç açıklar) ile cari açığı (dış açığı) arasında -istisnalar hariç- büyük bir paralellik var.

Bu yüzden Türkiye'nin bütün ağırlığını ulusal tasarrufları artırıcı tedbirlere vermesi gerekmektedir. Mevcut devran (konjonktür), Türkiye'ye bu alanda gerekli reform ve düzenlemeleri yapmak için uygun bir fırsat sunmaktadır. Seçime kadar kesinlikle anlamlı düzeyde yol alınmalıdır.

 

Burada artık bir 'milli dava' haline gelen bir kayıt dışı var. Rekabette ayakta duramayan soluğu kayıt dışında alıyor. Kayıt dışı ise modern kayıt içi sektörlere göre % 80'lere varan oranda daha verimsiz. Bir ekonominin % 50'ye varan oranda da kayıt dışı olduğu hatırlanırsa, Türkiye'yi bu çağda rekabet dışına iten bir sorun olduğu anlaşılır. Türkiye'nin % 7'lerin üzerinde sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturmasının imkân ve şeraiti buradan geçiyor. Yeni anayasa kadar zorunlu bir milli mutabakat da burada gerekiyor.

Öte yandan cari açığın içinde zorunlu kalemler ile bu açıkların daha çok hangi ülkelerden kaynaklandığı bellidir. Bunlar arasında enerji, emtia, makine ve ileri teknoloji ürünleri başta gelmektedir. Türkiye verdiği teşviklerle bu unsurlardan içeride üretilebilecekleri ürettirmeyi amaçlamaktadır. Ancak bu sürecin çok daha yakından idare edilmesi, özel sektör üzerinde sinerjik, yani piyasa dostu bir yaptırım gücünün kurulması gerekmektedir. Bunun bir parçası olarak 2009 yılında verilen teşvik paketinin uzatılması, desteklerin kalitesinin artırılması gerekmektedir. Bütün bunların yolu da referanduma konu olan Ekonomik ve Sosyal Konsey'in bir an evvel etkinlikle devreye alınmasından geçiyor.

Bütün bunlara rağmen Türkiye'nin dış ticarette uzun yıllar açık vereceği dikkate alınarak alternatif pazarlara açılma çabaları devam etmektedir. Serbest ticaret anlaşmaları, vizesiz ticaret gibi hamleler isabetlidir. Ancak Türkiye'nin hizmet ihracatında sektörel zenginliği sağlaması, hizmet miktarını ve bunun kalitesini artırması gerekmektedir. Örneğin, turizmde katma değeri yüksek sezonlara, ürünlere ve destinasyonlara ağırlık verilmelidir. Bir an evvel deniz-kum-güneş turizminin sağlık, inanç, tarih ve doğa turizmine kaydırılması, bunun için de gerekli kültürel ve iktisadi altyapı çalışmalarının bitirilmesi gerekmektedir.

Türkiye'nin IT sektöründeki devasa küresel piyasalardan aldığı pay koskoca bir hiçtir. Açıkçası hükümetin bu konuyu ve sektörü iyi idare edip yönlendiremediğini, bu konunun paydaşı olan TÜBİTAK'ın da zayıf kaldığını ifade etmek isterim.

Yine yabancı ülkelerden öğrenci çekme konusunda projeler geliştirilmeli, bu yolda teşvik verilmeli. Türkiye Balkanlar, Kafkaslar, Türk cumhuriyetleri, Ortadoğu ve hatta Rusya ve Ukrayna'dan öğrenci çekebilme potansiyeline fazlasıyla sahiptir. Ancak zihniyetin ve yasal zeminin bu yönde değiştirilmesi gerekir.

Türkiye'nin deniz taşımacılığı (limancılık-gemicilik) daha doğrusu bu alandaki lojistik yapılanmaya özel bir önem atfetmesi gerekmektedir. Belki bu konuda öncü ülkelerden olan komşu Yunanistan ile krizi de vesile ederek ortak projeler geliştirilmesi de düşünülmelidir.

Son olarak Türkiye'nin, müteahhitlik sektöründen içeriye net kaynak aktarımının üzerine gitmesi de şarttır. Türkiye bu alanda güya bir dünya devi olmuş ancak bu sektörden içeriye giren net kaynak devede kulak kalmaktadır. Türkler bunu hangi saikle içeriye getirmemektedir?

casus telefon
casus teleon
casus telefon