FEDERASYONLARIMIZ







GİRİŞ FORMU



HAVA DURUMU

VAN

SOSYAL MEDYA

Erciş Sanayici ve İşadamları Derneği Ersiad'ı Twitter'da takip et

 

 

DÖVİZ

ALTIN BİLEZİK

Altın Bilezik Mesleki Eğitim Merkezi

KONFEDERASYONUMUZ

Reklam

TUSKONTRADE

Reklam

DUYURULAR



KURS DUYURUSU

Web tasarım ve girişimcilik kurslarına başvurular başlamıştır. Başvuru formlarını derneğimizden temin edebilirsiniz.

İRTİBAT TELEFONLARI

0543 408 08 58 | 0432 351 09 10

E-POSTA

genelsekreter@ersiad.org zeki.aldemir@ersiad.org


İSTATİSTİKLER

Şu anda 3 konuk çevrimiçi
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün40
mod_vvisit_counterDün48
mod_vvisit_counterBu Hafta40
mod_vvisit_counterBu Ay1773
mod_vvisit_counterToplam96746

ESNAFLIKTAN GİRİŞİMCİLİĞE GİRİŞ

PDFYazdıre-Posta

Esnaf başka, girişimci başka. Hatta biri Mars'tan, diğeri Venüs'ten.

 

O zaman tanımlayalım. Girişimci, fırsatlara bakmasını değil de görmesini bilen kişidir. Talebin erkenden kokusunu alır. Hedefe giderken riskleri algılar, hesaplar, bunları yönetir. 'Tutarsa köşeyi dönerim, tutmazsa batarım' deniliyorsa bunun adı girişimcilik değil, 'kumar'dır. İşadamlığı; felsefesi, psikolojisi, gelecek stratejisi ve yol haritası belli olan kişidir. Dünün tecrübesini kurumsal hafızada koruma altına alıp, gerektiğinde raftan indirip yeni meselelerin çözümünde etkinlikle kullanabilen kişidir.

Esnafın ise taş taş üstüne koymak için anasından emdiği burnundan gelmiştir. Yorgun argın yolun sonuna geldiğinde ise cebi para görmemiştir. En fazlasından çoluk-çocuğuna eğitimden ziyade birer ev miras bırakmayı hedeflemiştir. Böyle yaparsa onların geleceğini garanti altına aldığını düşünmüştür. Öğrenmekten ve değişimden de 'korkar'. 'Fark etmek' onu tedirgin eder. Bu yüzden gram gram ölmeyi yeğler.

Keza, 'nice eğitimlileri cebinden çıkartacağı' konusunda da bir hayli iddialıdır. Ne danışmanı ne de eğitimli evladını dinler. Hazindir ki, çıkarlarını takip etmekte zorlanır. Dahası, farkında olmadan aleyhine gelişmeleri bile savunabilir. Belki de en önemlisi, şarj tutmayan piller gibi, düne ait yaşadıkları anında hafızasından silinir, bu yüzden geçmişten ders alamaz. Onun aslında bir işletmesi yoktur, göçebe çadırı vardır. Esnafın bir ergenlik sorunu vardır. Bedenen değil, zihnen ve beyin olarak büyümesi gerekir.

Türkiye, artık ikinci grup ile birinciyi hızla yer değiştirmek zorunda. Son çıkan Borçlar ve Ticaret Kanunu ile süreç zaten başladı. Şu tespite bakar mısınız; KOBİ'lerin yüzde 75'inin bu çağda internet sayfası yokmuş. Anahtar kaybolup dışarıda kalsak, ne bileyim kalorifer bozulsa insanlar cep telefonundan internete girip en yakınındaki tamirciyi arıyor. Ve böyle bir çağda bir 'esnaf' sadece 1.000-2.000 lira verip 'ben buradayım' demeyi beceremiyor. Bedava dükkân açıp tanıtım yapamıyor. Sonra 'Hükümet beni kurtarsın' diyor. Şaka bir yana şimdi çıkan bu yasa ile hükümet, esnafa cebren yardım ediyor, 'büyü, değiş, dönüş' diyor.

Bu çıkan yasalara ilaveten girişimcinin dönüştürülmesine hükümet, KOSGEB, İşkur, İŞGEM, ABİGEM ve kamu bankaları üzerinden de destek veriyor. Nisan 2010'da çıkan '3D' belgesini, yani Esnaf ve Sanatkarlar Değişim, Dönüşüm ve Destek Stratejisi Belgesi'ni hatırlayın. 100 bin KOBİ'ye 2,5 milyar liralık bir paket. Şükür ki, insanımız bunları kullanıyor. Bir kısmı ise bıçak kemiğe dayandığı halde tepki vermiyor. Adeta 'değişmem, destek de almam' demeye getiriyor.

Bu kişilere yardım etmek gerekiyor. Bu konuda dernek ve vakıflar gibi STK'lara büyük iş düşüyor. Örneğin kendisi de bir işadamı olan dostum Mehmet Koç, durumun farkında olduğundan yerinde duramıyor. Başında bulunduğu Girişimci İşadamları Vakfı (GİV), İstanbul Ticaret Üniversitesi ile işbirliği halinde bir girişimci eğitim ve dönüşüm programı tasarladı. Ben de bu programda 'yeni iş imkânları, ortaklıklar ve işbirlikleri' konusunda eğitim verdim. Birinci kura 15 kişi başvurup, parayı verdiği halde derse sadece 5 kişi gelince, 'demek ki vakti saati gelmemiş' dedim. İnsanlara zorla yardım edemezsiniz.

Yaşadığımız ortamda, yeni iş fırsatlarını yakalamak çok kritik. Ancak bunları hayata geçirebilmek üzere insanımızın 'ortaklaşa rekabeti', yani işbirliğini öğrenmesi şart. Bir şirketin müşterisi, tedarikçisi, rakibi kadar bir de 'tamamlayıcısı' da vardır. Rakiplerimizle nerelerde yarışıp nerede refik olacağız, buna bakmak lazım. Birçok alan var ki; rakip piyasayı küçültmez, tersine büyütür. Bu tür alanlarda bir yarış değil, bir eşleştirme, bir işbirliği arayışı gerekiyor.

Rakip ve refik kardeşliği kadar, risk ve rızık kardeşliği de öğrenilmelidir. Rızık Allah'tan, işbirliği ve aklını, pardon bilgisini kullanıp riskleri idare etmek de insandan. Bu aklın harekete geçirilmesi, gerekli araçlarla donatılması ve artık unu, yağı, şekeri birleştirip pastayı yapmak, GİV'in verdiği bu türden eğitimlerle mümkün olacak. Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

YAZININ KAYNAĞINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

casus telefon
casus teleon
casus telefon